Nostalji sözcüğünün tam anlamı nedir?

Yanlış yoldaki çıkışlar da iniştir. (Orhan Yalçın) Nostalgie (Fr) ya da Nostalgia (Ing) sözcüğü bu dillerden bizim dilimize geçerek Nostalji biçiminde yazılmaya başlanmıştır. Başlangıçta sözcük tam karşıladığı anlamda kullanılırken, sonradan dil konusunda her zaman başvurduğumuz teklifsizlikle (laubalilik), “öyle de anlaşılsa olur, böylede” düşüncesiyle sözcüğün özde anlatmak istediği anlamın tümüyle dışına çıkılmıştır. Bu davranış 1920 yılında gelişmeye başlamış, sonradan yabancı dillerin sözlüklerinde bile Türkçe karşılık olarak gösterilerek sürüp gitmiştir.

Yabancı bir dilden dilimize aktarıp kullanmaya başladığımız bir sözcüğün anlattığı tam anlamın karşılığı olarak kullanmak gerekir. Tersi durumda bir fikir karmaşası içine düşmek kaçınılmazdır. Bunun için Nurullah Ataç, “yabancı dilden aktardığımız sözcüklerin eski Grekçe ile Latince köklerine inerek tam anlamlarının ortaya çıkarmamız gerektiğini” söyler. Bu yüzden de gençlerimize bu dilleri öğretmenin yararlarını anlatır.

Bu yüzden biz de sözcüğün geldiği Latince ile eski Grekçe köklerine inmeye çalışalım.

Sözcük 1770 de Inglizcede, 1802 de de Fransızcada (Ağır Sıla Hasreti = Severe Homesickness, bir hastalık olarak) kullanılmıştır. İlk kez 1668 yılında bir yazının çevirisin de Almanca heimweh sözcüğünün karşılığı olarak Johannes Hofer’ ce ileri sürüldü.

Sözcüğün Latin ile Grek köklerine inersek, Grekçe Nostos = yuvaya dönüş ile yeni Latincede Algia = hastalık sözcüklerinin birleşmesinden oluştuğunu, demek ki Nostos+Algia = Nostalgia sözcüğü meydana gelmiş olduğunu görmüş oluruz.

Bunun da eski Türkçemizdeki (Osmanlıcadaki) anlamı Nostalgia = Daussıla’ dır. Bunu günümüz Türkçesine aktarırsak Sıla hastalığı olarak, demek ki yurdundan uzak kalan birinin yuvasına duyduğu hasreti , yeğin bir hastalıkmış gibi algıladığını anlarız. İşte bu yüzden ailesince İsviçreye okumaya gönderilen Sait Faik Abasıyanık, orada ancak bir kaç gün kalabilmiş sonra yurduna dönmek zorunda kalmıştır. Bu bizce nostalji’ yi anlatan en iyi örneklerden biridir.

Ne var ki, 1920 li yıllarda eski semtlere, eski moda anlayışına, eski şarkılara, eski yaşam biçimlerine de özlem duyularak bunları anlatacak bir sözcük aranmış, karşılık olarak da nostalji sözcüğü üzerinde karar kılınmıştır. Sözünü ettiğmiz bu özlemler derin bir “ahh!” çekilerek hatırlanan çok hafif etkili olgulardır. Oysa nostalji sözcüğü çok ciddi zihinsel bir hastalığı anlatır. Bileşenlerinde de eskiye özlemi anlatacak değil ama yurt hasretini ciddi bir hastalık olarak anlatan Grekçe ile Yeni Latince sözcükler vardır : Nostos = Yuvaya Dönüş + Algia = Hastalık.

İşte bu yüzden nostalji sözcüğünü daussıla ya da sıla hastalığı anlamlarından başka türlü bir anlamda kullanmamız doğru olmaz. Etimoloji kuralları da bunu buyurmaktadır.