Cornelius Loos'un 1710-1711 tarihli çizimleriyle Osmanlı başlıkları
(Karl XII) emriyle Osmanlı topraklarında (özellikle İstanbul/Constantinople, Doğu Akdeniz, Mısır gibi bölgelerde) bir keşif gezisine katıldı. Görevi, "oradaki nadirlikleri ve anıtları görmek, çizmek ve ölçmek" idi. Bender'den (bugünkü Moldova) yola çıkan Loos, 1711'de kralına 250'den fazla çizim, model ve çeşitli eserle döndü. Ne yazık ki bunların çoğu 1713'teki "kalabalık" (Bender'deki isyan/karışıklık) sırasında kayboldu; sadece yaklaşık 49 tanesi (kralın yatağının altındaki sandıkta saklandığı için) günümüze ulaştı. Bu çizimler bugün Stockholm'deki Nationalmuseum'da korunuyor.
Loos'un eserleri, erken 18. yüzyıl İstanbul'unun (Ahmed III dönemi) benzersiz belgeleri arasında yer alır: Şehrin büyük panoramik görünümleri, Ayasofya'nın iç mekanları (mozaikler dahil), Süleyman Türbesi, hamamlar, Boğaz, Osmanlı donanması, Topkapı Sarayı kioskları, Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi, Mısır piramitleri ve daha birçok detay. Yabancılar olarak Osmanlı camilerine girebilmiş olmaları da dikkat çekici.Osmanlı Başlıkları ve "Spectacular Set of Water-colours of Head Dresses"Kullanıcı olarak bahsettiğiniz Osmanlı başlıkları (kavuk şapka gibi) tam da Loos'un koleksiyonunun en ilginç kısımlarından biriyle örtüşüyor. Kitap açıklamalarında ve kaynaklarda, çizimlerin arasında "Osmanlı dünyasından başlıklara (head dresses) ait muhteşem bir suluboya seti" (a spectacular set of water-colours of head dresses from the Ottoman world) açıkça belirtiliyor. Bu, kavuk, sarık, fes benzeri çeşitli Osmanlı başlık tiplerini (muhtemelen farklı sosyal sınıflar, meslekler veya resmi kıyafetlerle ilişkili) belgeleyen suluboya çalışmalar olmalı. Kavuk, Osmanlı'da özellikle ulema, devlet adamları ve elit kesim için simgesel bir başlık tipiydi ve "şapka gibi" yuvarlak, sarıklı formuyla tanınır.
Bu suluboyalar, Loos'un mimari ve panoramik çizimlerinin yanı sıra kostüm/headgear odaklı etnografik bir katkı sağlıyor. Dönemin Avrupalı sanatçılarının (örneğin Jean-Baptiste Vanmour gibi) Osmanlı kostüm albümlerine benzer şekilde, Loos da gözlemlediği başlık çeşitlerini kaydetmiş görünüyor. Bazı kaynaklarda Loos'un erkek/kadın kostümleri, askeri kıyafetler, derviş ve dini figür kostümleri çizdiğinden bahsediliyor, ki başlıkları da buna dahil etmesi doğal.
Bu konu hakkında detaylı bilgi, 2019'da yayınlanan "Cornelius Loos in the Ottoman World: Drawings for the King of Sweden, 1710-1711" adlı kitapta bulunuyor. Kitap, koleksiyonun tamamını illüstrasyon ve faksimile olarak sunuyor; ayrıca panoramik çizimler ve harita için ayrı bir kutu içeriyor. Suluboya başlık seti de burada yer alıyor olmalı. Kitap, Swedish Research Institute in Istanbul tarafından basılmış ve Cornucopia dergisiyle bağlantılı.
***
Loos'un eserleri, erken 18. yüzyıl İstanbul'unun (Ahmed III dönemi) benzersiz belgeleri arasında yer alır: Şehrin büyük panoramik görünümleri, Ayasofya'nın iç mekanları (mozaikler dahil), Süleyman Türbesi, hamamlar, Boğaz, Osmanlı donanması, Topkapı Sarayı kioskları, Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi, Mısır piramitleri ve daha birçok detay. Yabancılar olarak Osmanlı camilerine girebilmiş olmaları da dikkat çekici.Osmanlı Başlıkları ve "Spectacular Set of Water-colours of Head Dresses"Kullanıcı olarak bahsettiğiniz Osmanlı başlıkları (kavuk şapka gibi) tam da Loos'un koleksiyonunun en ilginç kısımlarından biriyle örtüşüyor. Kitap açıklamalarında ve kaynaklarda, çizimlerin arasında "Osmanlı dünyasından başlıklara (head dresses) ait muhteşem bir suluboya seti" (a spectacular set of water-colours of head dresses from the Ottoman world) açıkça belirtiliyor. Bu, kavuk, sarık, fes benzeri çeşitli Osmanlı başlık tiplerini (muhtemelen farklı sosyal sınıflar, meslekler veya resmi kıyafetlerle ilişkili) belgeleyen suluboya çalışmalar olmalı. Kavuk, Osmanlı'da özellikle ulema, devlet adamları ve elit kesim için simgesel bir başlık tipiydi ve "şapka gibi" yuvarlak, sarıklı formuyla tanınır.
Bu suluboyalar, Loos'un mimari ve panoramik çizimlerinin yanı sıra kostüm/headgear odaklı etnografik bir katkı sağlıyor. Dönemin Avrupalı sanatçılarının (örneğin Jean-Baptiste Vanmour gibi) Osmanlı kostüm albümlerine benzer şekilde, Loos da gözlemlediği başlık çeşitlerini kaydetmiş görünüyor. Bazı kaynaklarda Loos'un erkek/kadın kostümleri, askeri kıyafetler, derviş ve dini figür kostümleri çizdiğinden bahsediliyor, ki başlıkları da buna dahil etmesi doğal.
Bu konu hakkında detaylı bilgi, 2019'da yayınlanan "Cornelius Loos in the Ottoman World: Drawings for the King of Sweden, 1710-1711" adlı kitapta bulunuyor. Kitap, koleksiyonun tamamını illüstrasyon ve faksimile olarak sunuyor; ayrıca panoramik çizimler ve harita için ayrı bir kutu içeriyor. Suluboya başlık seti de burada yer alıyor olmalı. Kitap, Swedish Research Institute in Istanbul tarafından basılmış ve Cornucopia dergisiyle bağlantılı.
***
Osmanlı döneminde kavuk, başa giyilen ve üzerine genellikle sarık (tülbent, destar) sarılan bir başlık türüydü. Genellikle keçeden yapılır, içi pamuk veya bez astarla doldurulur ve dış yüzü çuha ile kaplanırdı. Kavuk, sosyal statü, meslek, rütbe ve sınıfları (ulema, asker, devlet erkanı, padişah) belirleyen en önemli simgelerden biriydi. Şekli, boyutu, rengi, üzerine sarılan sarığın tarzı ve eklenen süslemeler (sorguç, tüy, harç) gibi detaylar kişiyi hemen sınıflandırırdı.Kavuklar, 19. yüzyılın ilk yarısında (özellikle II. Mahmud'un kıyafet reformuyla 1829'dan itibaren) fesin yaygınlaşmasıyla büyük ölçüde terk edildi. Cornelius Loos'un 1710-1711 tarihli suluboya setinde muhtemelen bu dönemin (Ahmed III. Lale Devri) çeşitli kavuk tipleri, sarıklı formlarıyla belgelenmiştir; çünkü o yıllarda başlık çeşitliliği zirvedeydi ve Avrupalı gözlemciler için etnografik bir ilgi konusuydu.Başlıca Kavuk Türleri ve ÖzellikleriOsmanlı kaynaklarında ve kıyafet albümlerinde onlarca varyasyon geçer. İşte en bilinenleri ve kullanıldıkları gruplar:
- Kallavî Kavuk: En görkemli ve büyük boyutlu olanı. Aşağıdan yukarıya daralan, kesik kenarlı yuvarlak piramit şeklinde. Sadrazamlar, Kubbealtı vezirleri ve Kaptan-ı Derya gibi en üst düzey devlet erkanı tarafından giyilirdi. Özellikle sefere çıkıldığında, arefe günlerinde veya önemli merasimlerde tercih edilirdi. Vezirlerin "resmi" kavuğu olarak bilinir.
- Mücevveze Kavuk: Üstü dar, silindirik prizma şeklinde; tepesi genellikle kırmızı renkte ve pamuklu sargılı. Sadrazam ve yüksek devlet erkanı tarafından kullanılırdı. Bazı dönemlerde padişah ve vezirlerin resmi kıyafetlerinde yer alırdı. Mücevveze murabbaı gibi varyasyonları da vardı.
- Selîmî Kavuk: Yavuz Sultan Selim'e atfedilir. Yaklaşık 65 cm uzunluğunda, yukarı kısmı genişçe, tepesi yarık ve düz. Mücevvezeden daha uzun olurdu. Vezirler, yüksek rütbeli memurlar ve bazı askeri ağalar tarafından giyilirdi. Divan günleri veya padişah huzurunda sıkça tercih edilirdi.
- Örfî (Örf) Kavuk: Ulema (ilim ehli) sınıfının en yaygın kavuğu. Şeyhülislam, kazaskerler ve yüksek rütbeli kadılar/müderrisler tarafından giyilirdi. Daha sade ve küçük dereceli ulema, müftüler, imamlar için de kullanılırdı. Üzerine beyaz destar sarılırdı. "Örf" kelimesi bazen sarıkla eşanlamlı da kullanılır.
- Horasanî Kavuk: Horasan kökenli tarzda, burma tülbent sarılı. Fatih Sultan Mehmed döneminde ulema ve bazı devlet görevlileri tarafından giyildiği belirtilir. Daha sade bir formu vardı.
- Kâtibî Kavuk: Katipler (yazışmalarla uğraşan memurlar), baş kapı kethüdaları ve üst düzey kapıkulu görevlileri tarafından kullanılır. İstanbul mezar taşlarında en sık rastlanan tiplerden biri. Genellikle "sakır şeklinde" diye tanımlanır.
- Kalafat Kavuk: Yeniçeri ağası, topçu zabitleri ve bazı askeri subaylar tarafından giyilirdi. Kırmızı renkte, özel bir külah formu. Yeniçeri ocağında önemli bir simgeydi.
- Yûsufî Kavuk: Yusufî tarzı, belirli bir dönem veya grup için kullanılan varyasyonlardan biri.
- Molla Kavuğu / Tepeli Kavuk: İlmiye sınıfı (molla, hoca) için özel; tepesi belirgin şekilde çıkıntılı veya süslü olurdu.
- Diğer Varyasyonlar:
- Şehzade Kavuğu: Sarayda şehzadeler için.
- Dardağan Kavuğu, Hüseynî Kavuk, Çatma Kavuk: Daha özel veya bölgesel/kişisel varyasyonlar.
- Paşayî, Işıklı/Telli Kavuk, Kafesî Sarıklı: Üst düzey paşalar veya belirli memurlar için; telli/sırmalı süslemelerle ayrılırdı.
- Üsküf: Erken dönemlerde (özellikle seferlerde) kullanılan bir külah türü.
- Padişah Kavukları: Diğerlerine göre daha yüksek, gösterişli ve her padişah döneminde hafif değişiklik gösterirdi. Sorguç ve değerli taşlarla süslenirdi.
- Askeri Kavuklar: Yeniçerilerde börk ön plandaydı; subaylarda kalafat, selimi veya mücevveze gibi daha resmi tipler kullanılırdı. Serdengeçtiler tüy eklerdi.
- Ulema vs. Devlet Erkanı: Ulema daha çok örfî ve sade tipleri tercih ederken, vezir/sadrazam gibi idari kesim kallavî veya mücevveze gibi görkemli olanları giyerdi.
- Sarık ve Süslemeler: Kavuğun üzerine sarılan sarığın rengi (beyaz en yaygını), kalınlığı, sarılış şekli (burma, kafesî vb.) ve eklenen sorguçlar rütbeyi daha da netleştirirdi. Kadınlarda farklı başlık türleri (hotoz vb.) hâkimdi; kavuk daha çok erkek resmi kıyafetiydi.
- Malzeme: Keçe temel, üzerine ince tülbent (Hint tülbenti gibi) sarılırdı. İç astar ve pamuk dolgusu şekli korumaya yardımcı olurdu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder