Fotoğraftaki bina, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ( 1920'ler-1940'lar arası) Deutsche Bank'ın İstanbul şubesinin tabelasını taşıyor ve "DOYÇE BANK" (Doyçe Bank) şeklinde yazılmış. Bu, o dönemin yaygın bir uygulamasını yansıtıyor: Yabancı isimler ve kelimeler, Türkçedeki okunuşlarına (fonetiğe) uygun biçimde yazılırken.
Bu alışkanlık neden zamanla terk edildi? Temel nedenler şöyle:
- Harf Devrimi (1928): Arap alfabesinden Latin alfabesine geçişle birlikte yazı sistemi tamamen değişti. Yeni alfabe, Türkçe sesleri doğrudan karşılayacak şekilde tasarlandı (örneğin "ç", "ş", "ğ", "ı" gibi harfler). Bu, yabancı kelimelerin de orijinal Latin yazılışlarına daha yakın biçimde aktarılmasını kolaylaştırdı.
- Dil Devrimi ve özleştirme hareketi (1930'lar ve sonrası): Atatürk dönemiyle başlayan süreçte, Türkçenin yabancı (özellikle Arapça-Farsça) kelimelerden arındırılması hedeflendi. Bu sırada Batı kökenli yabancı kelimeler de genellikle orijinal yazılışlarıyla (etimolojik/imlâ açısından doğru haliyle) kabul edilmeye başlandı.
- Amaç, dili sadeleştirmek ve uluslararası standartlara yaklaştırmaktı.
- Türkçe okunuşla yazmak (Doyçe → Deutsche gibi) yavaş yavaş terk edildi, çünkü yeni alfabe zaten Almanca'daki "eu" sesini "oy" diye karşılayabiliyordu ama yazılışta orijinale sadık kalınması tercih edildi.
- Uluslararasılaşma ve pratik nedenler: 1950'lerden sonra Türkiye'nin Batı'yla (özellikle NATO, ekonomi, ticaret) entegrasyonu arttı. Yabancı marka, kurum, ülke isimleri orijinal halleriyle yazılmaya başlandı.
- Örneğin "Deutsche Bank" bugün hâlâ öyle yazılıyor, "Doyçe Bank" değil. Aynı şekilde "New York" değil "Niyuyork", "Paris" değil "Parı" gibi yazmıyoruz artık.
- Eskiden (özellikle 1920'ler-1940'lar) → Yabancı isimler Türkçe telaffuza göre uyarlanırdı (okunuş + yazı birliği sağlamak için).
- Sonradan → Harf ve dil devrimleri + küresel iletişim + standartlaşma nedeniyle orijinal yazılışlar (Latin kökenli dillerde olduğu gibi) tercih edildi.
Ruslar hala böyle yapıyor mesela... Citibank-Ситибанк...
Ruslar (ve Kiril alfabesi kullanan diğer Slav ülkeleri) hâlâ yabancı marka/şirket isimlerini genellikle Kiril alfabesine translitere ederek yazıyorlar — tıpkı senin paylaştığın fotoğraftaki gibi: Citibank → Ситибанк (Sitibank okunuşuyla).Bu fotoğraf muhtemelen Rusya'daki bir Citibank şubesine ait (eski AO Citibank). Ancak güncel olarak (2026 başı itibarıyla) Citibank Rusya'dan tamamen çekildi: Citigroup, kalan operasyonlarını Renaissance Capital'e sattı ve banka RenCap Bank (РенКап Банк) olarak yeniden markalandı. Yani o tabela artık eski bir görüntü olabilir, ama prensip hâlâ geçerli.Neden Ruslar hâlâ böyle yapıyor (Kiril'e uyarlıyor)?Rusça'da bu uygulama çok yaygın ve birkaç nedene dayanıyor:
- Alfabe farkı: Rusça Kiril alfabesi kullanıyor (Latin alfabesi değil). Yabancı (özellikle İngilizce/Latin kökenli) isimleri doğrudan Latin harfleriyle bırakmak, tabelalarda/ reklamlarda okunması zor ve "yabancı" hissi verir. Kiril'e translitere etmek, Rusça konuşanların kolayca okuyup telaffuz etmesini sağlar — tıpkı eski Türkiye'de "Doyçe Bank" gibi fonetik uyarlama yapmak gibi.
- Kültürel ve pratik alışkanlık: Rusya'da (ve SSCB döneminden beri) yabancı markalar genellikle Rusça okunuşuna göre uyarlanır. Örnekler:
- McDonald's → Макдоналдс (Makdonalds)
- Starbucks → Старбакс (Starbaks)
- Google → Гугл (Gugl)
- Wikipedia → Википедия (Vikipediya)
- Dil politikası ve standartlar: Rusça'da yabancı özel isimler için resmi bir transliterasyon standardı var (ГОСТ sistemi). Bankalar, şirketler de buna uyuyor. Yani "Citibank"ı Ситибанк diye yazmak zorunlu değil ama çok yaygın ve kabul gören bir uygulama.
- Amaç: Uluslararası standartlara uyum + dilin sadeleşmesi.
- Bugün TDK kuralları da yabancı özel isimleri genellikle orijinal haliyle yazıyor (Citibank, Deutsche Bank, New York vs.).
- Türkiye → Latin alfabesine geçtik → orijinale sadık kaldık.
- Rusya → Kiril'de kaldık → yabancı isimleri Kiril'e uyarlamaya devam ediyoruz (hâlâ "Sitibank" tabelaları görülüyor, ama Citibank'ın kendisi artık yok).
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder